‘Doğal dişin yerini hiçbir diş alamaz’

İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Hasan Meriç, doğal dişin yerini hiçbir dişin alamayacağını belirterek “İnsanlar mümkün olduğunca kendi dişlerini ağızlarında tutmalı” dedi.
Günümüzde ağız ve diş hastalıklarının tedavisinde kullanılan çok fazla çözüm yolu olduğunu belirten İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Hasan Meriç, buna karşın doğal dişin yerini hiçbir dişin alamayacağını söyledi. Prof. Dr. Meriç, “Bugün ağız ve diş sağlığı için diş hekimlerinin ameliyat dahil uyguladığı pek çok tedavi yöntemi var. Ancak hiçbir diş, doğal diş gibi olamaz. İnsanlar mümkün olduğunca kendi dişlerini ağızlarında tutmalı” ifadelerini kaydetti.
Diş eti hastalıklarını medeniyet hastalığı olarak nitelendiren ve beslenme şeklinin ağız ve diş sağlığını da etkilediğine işaret eden Prof. Dr. Meriç, “Günümüzde insanlar elmayı soyup, küçük parçalar haline getirip yiyor. Bu tür bir yaklaşım diş etlerinde de hastalıkları beraberinde getiriyor” açıklamasında bulundu. Elma gibi sert meyvelerin diş sağlığı için çok faydalı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Meriç, bazı meyve ve sebzelerin doğal halleriyle tüketilmesinin diş açısından faydalı olduğunu söyleyerek, “Elmayı ısırarak yemek bir fırçanın görevini görmese de diş için faydalı. Özellikle lifli gıdalar ve kabuklu meyveler diş ve diş etleri için faydalı. Elma ısırılarak yendiğinde ağızda bir tür fırçalama görevi görür ve mekanik bir temizlik yapar. Yine soğanı ısırarak yediğinizde, dişlerin üzerindeki bakterileri de alır götürür. Bu nedenle elma, soğan gibi gıdaların ısırarak yenmesini öneriyoruz. Ancak bunlar tam bir fırçalama görevi görüyor anlamına da gelmiyor. Yani elma yedikten sonra ‘dişlerimi fırçalamasam da olur’ düşüncesine kapılmamak lazım” dedi.

Kanama, diş eti hastalığında ilk belirti
Dişeti kanamasının bir hastalık belirtisi olduğunu belirten Prof. Dr. Meriç, diş etinde kanama başlar başlamaz diş hekimine gidip tedaviye başlanmasının önemine vurguladı. Prof. Dr. Meriç, diş etindeki iltihabın, tedavi edilmediği takdirde çene kemiğine dahi geçerek hastalığın ilerlemesine ve çene kemiğinin erimesine neden olabileceğine dikkat çekerek, “Dişler çene kemiğine milyonlarca lifle asılıdır. Diş etinde kanama ve iltihap başladığında, önce liflere, ardından dentin dokusuna geçerek hastalığın ilerlemesine ve çene kemiğinde erimelere, halk dilinde ‘piyore’ (dişeti iltihabı) adı verilen hastalığa neden olur. Dişi tutan dokular zayıflar. Bu hastalıkta ileri safhalara gelmeden tedavi önemli” ifadelerini kaydetti.

“Tembeller elektrikli diş fırçası kullanmalı”
Diş fırçalamanın ağız ve diş temizliğinde önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Sabri Hasan Meriç, “Dişlerin dış kısmı, damağın ve dile bakan çiğneyici yüzeyleri ayrı ayrı, güzelce fırçalanması gerekir. Çiğneyici yüzeylerin ileri geri hareketlerle, her bölgede 8-10 defa gidip gelerek; içeride kırmızıdan beyaza, yani diş etinden dişe doğru hareketle her bölgede 6-7 defa olmak kaydıyla ve dış kısımda ise küçük dairesel hareketlerle bir fırça boyu kadar ileri giderek dişler fırçalanmalı. Ancak bu şekilde diş üzerindeki mikroorganizmaların yüzde 90’ını kaldırmak mümkün” dedi.
Diş fırçalama konusunda üşengeçlik yaşayanların ise elektrikli diş fırçası kullanmalarını öneren Prof. Dr. Meriç, “Diş fırçalama konusunda tembellik yapanlar, televizyonun karşısında dahi ellerini oynatmadan elektrikli diş fırçasıyla dişlerini fırçalayarak ağız ve diş üzerindeki bakterileri uzaklaştırabilir” tavsiyesinde bulundu.

Yazar: Dilara Meşe

Dilara Meşe, 15 yıldır medya ve iletişim alanında görev yapmaktadır. Bir çok haber sitesinde editörlük yapan Dilara, fanantalya.com'da haber editörlüğü yapmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir